kod:


La Tahzen İnnallahe Meane

ÇOK ALAMETLER BELİRDİ VAKİT TAMAMDIR HARAM HELAL OLDU HELAL HARAMDIR KENDİ KENDİMİZE YARIŞMAKTAYIZ GÜLÜM YA ÖLÜ YILDIZLARA GÖTÜRECEĞİZ HAYATI YADA DÜNYAMIZA İNECEK ÖLÜM

Muhammet (S.A.V.)
Bayrağımız
MENÜ
Kategoriler
Son Yorumlar

SON YAZILARIM
Bilgiler

IP

Peygamberler Tarihi
www.dostyurdu.com

Osmanlı Padişahları
Image Hosted by ImageShack.us
Se'âdet-i Ebediyye

Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye'yi dinlemek için tıklayınız.

Destekleyenler



EkleBunu RSS Ekle Butonu

Image Hosted by ImageShack.us





NurluYuz

islami Toplist

Bloglar Alemi

Dini100.Net



http://www.tavaf.com/toplist/

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

21/4/2008

MEVLİD KANDİLİ

Sevgili Peygamberimiz (sas) 'in dünyaya teşrif ettikleri [20 Nisan 571, Pazartesi] Rabiülevvel ayının 12. gecesidir ki buna Mevlid-i Nebi [Kutlu Doğum] denir. Kâinat ve beşeriyetin yüzyıllardır yolunu gözlediği o Peygamberler Peygamberi'nin doğum günüdür bugün. Hz. İbrahim'in duası91, Hz. İsâ'nın müjdesi ve dedesi Abdülmuttalip92 ve annesi Âmine'nin rüyasıdır.93 Fil vak'ası onu haber verdi. Doğduğu gece irhasât denilen bir takım olağanüstü hâdiseler cereyan etti. Dünyanın doğusunu ve batısını aydınlatan bir nur görüldü. Sâve Gölünün suları bir anda çekiliverdi. Ateşe tapanların bin yıldır aralıksız yanmakta olan ateşleri hiç sebepsiz sönüverdi. Asırlardır kupkuru olan Semâve Vadisi, seller altında kaldı. Gökyüzünden onlarca yıldız kaydı. Kisrâ'nın saraylarından ondört burc kendiliğinden yıkıldı. Kâbe'deki putların pek çoğu baş aşağı devrildi. Şeytân, ölesiye çığlık kopardı.94 Daha ne gizemli olaylar iç içe ve peş peşe yaşandı.95 Nasıl yaşanmasındı ki Kâinatın Efendisi, İnsanlığın İftihar Tablosu Hz. Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa (sas) dünyaya teşrif ediyorlardı. Bütün varlık O'nu ayakta karşılamıştı.

Doğum ânı öncesi hane-i saadetleri nurla doldu, yıldızlar evin üzerine salkım salkım dökülecekmiş gibi aktı.96 Seher vaktiydi. Bir ara Âmine validemizin kulağına müthiş bir ses geldi. Korkudan eriyecek gibi oldu. Bir de ne görsün? Bembeyaz bir kuş peydahlandı ve yanına geldi; sonra da kanatlarıyla Âmine'nin sırtını sıvazladı. Ne korku kaldı, ne kaygı. Yine doğum öncesi başka bir nur gözüktü. Âmine'ye bu nur ile Şam'ın saray ve köşkleri gösterildi. Kendisine ak bir kâse içinde şerbet sunuldu. İçer içmez de muhteşem bir nur bulutu kendisini sardı. Tam o esnada mukaddes doğum gerçekleşti.97 O sıra ebesi Şifa Hatun gizemli bir ses duydu: "Allah'ın rahmeti, Onun üzerine olsun!" diye. Hattâ Rum diyarının bazı sarayları bile görünmüştü kendisine. Maşrık ile mağrib arası nurlara boğulmuştu.98 Annesinin anlattığına göre: "Doğuda, batıda ve Kâbe'nin üzerinde bir bayrak gördüm. Doğum tamamlanmıştı. Yavruma baktım, secdedeydi. Parmağını da göğe kaldırmıştı. Hemen bir ak bulut inip onu kapladı. Şöyle bir ses işittim: '

Doğuları ve batıları dolaştırın, deryaları gezdirin. Tâ ki mahlukât Muhammed'i ismiyle, sıfatıyla, sûretiyle tanısınlar!' Biraz sonra da bulut gözden kaybolup gitti."

Hz. Âdem'den başlayarak devirlerden devirlere, aileden aileye intikal ede ede gelen o Biricik Nur,99 artık vücud sahnesinde varlık bulmuştu. Efendimiz'in "Allah'ın ilk yarattığı şey, benim nûrumdur."100 dediği kendi Nur'u, beden giymiş, görünür hâle gelmişti. Her çocuk doğunca yere düşerken, o ise ellerini yere dayamış, önce secde edip sonra da başını ve parmağını semaya kaldırmıştı.101 Doğduğunda sünnetli ve göbek bağı kesilmiş vaziyetteydi.102 Sırtında, iki kürek kemiği arasında, tam kalbinin hizasında peygamberlik mührü "Hâtem-i Nübüvvet" vardı.103 Dedesi Abdülmuttalip adını Muhammed104 koymuştu. Övülen demekti. Zira onu Allah övmüştü; melekler, insanlar ve cinler de övecekti. Sonra o Nur topunu alarak Kâbe'ye götürdü ve Allah'a duada bulundu: "Bana bu temiz çocuğu ihsan eden Allah'a hamdolsun!" dedi.105 Nasıl ki insanlara ve cinlere sonsuz mutluluğun yollarını gösterecek Nebi dünyaya teşrif edince bütün varlık ayağa kalkmıştı. Teşrifinden asırlar sonra da "Doğdu ol saatte ol Sultân-ı Dîl / Nûra gark oldu semâvât ü zemîn" -S.Çelebi- deyince mevlidhânlar, benzeri bir heyecanla Mü'minler "Hoş geldin ey Kutlu Nebi!" mânâsına ayağa kalkmaya devam ediyorlar. Bir edep anlayış ve göstergesi olan bu hürmet ve tazimlerini, O'na arz etmeye çalışıyorlar.106

Efendimiz'in terakki çizgisinin müntehası Mi'râc, başlangıcı da Mevliddir.107 Bu kutlu gecede S. Çelebi'nin Mevlid-i Nebi'si gibi, Peygamber aşkını körükleyen na't-ı şerifler, mevlidler okunmalı.108 Hafızlar, Kur'ân'dan Peygamberimiz'in adının geçtiği aşirleri seslendirmeliler. Hem yetim, hem öksüz yetişen o Nebi'nin doğum günü vesilesiyle öncelikle yetimler ve öksüzler sevindirilmeli, yoksullara ziyafetler verilmeli. Kutlu doğum hakkında yazılmış kitaplar ve makaleler bir kere daha topluca okunmalı. O'nu anlatan sohbetler dinlenmeli. Bol bol salât ü selâmlar getirilmeli. Gözümüzün Nuru, Gönlümüzün Sürûru Efendimiz Hazretleri'nin doğum günü münasebetiyle bizlere düşen vazifelerin ön önemlisi ise, herhalde O'nu her yönüyle daha iyi anlamaya ve O'nun, insanlığa tebliğ ettiği esasları kavramaya çalışmak olmalıdır.109 Fakat kutlu doğumu, aynı zamanda kendi doğumu olan İslâm dünyası, o Nevrûz-u Sultânî'yi lâyık-ı vechiyle tes'îd edememektedir. Hz. İsa'nın doğumun bütün dünyada noel, paskalya ve daha başka yortu ve karnavallarla kutlanılması ölçüsünde, bu Kutlu Doğum'un en azından ümmet içinde olsun O'na ve O'nun mesajına yaraşır biçimde tes'îd edilmesi, bir vefa borcu olmanın ötesinde İslâm'ın ruhundaki Hz. Muhammed'e muhabbet ve hürmet emrinin bir gereği olsa gerektir...


alıntıdır


yorum! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır


Allah (c.c.)
Esmaul Hüsna
Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY INSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

INSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. Ilk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


INSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

INSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MINLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MINLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

INSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

INSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

INSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Kuran-i Kerimde Dua

Kalpler ancak Allah'ı (c.c.) anarak mutmain olur.


Rabbimiz! Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Bize doğru yolu göster. (Fatiha: 5–6)
(…) Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. (Mü’minun; 109)
Ey Rabbimiz! (Amellerin) Hesap olunacağı gün, ana- babamı ve inananları bağışla (Ibrahim;41)
( Ey Rasulüm!) De ki: “Eğer duanız olmasa Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?” (Furkan Suresi;77)
Gül deste


Âfetü’l ilmi en-nisyânü. İlmin âfeti unutkanlıktır.

Et-tebessümü sadakatün. Tebessüm etmek sadakadır.

Et-tuhûru şatru’l îman Temizlik (Maddî temizlik ve tevbe, istiğfar, münâcât, muhasebe ve ibadetle gerçekleştirilecek manevi temizlik) imanın yarısıdır.

A’kilhâ ve tevekkel. (Deveyi) Bağla ve tevekkül et.

Sûmû tesıhhû. Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.

Es-salâtü imâdü’d-dîni Namaz dinin direğidir.

Talebü'l helâli cihâdün. Helal peşinde koşmak cihattır.

Ed-dêllü alel-hayri kefâilihi. Hayra vesile olan yapan gibidir

El-kelimetü't-tayyibetü sadakatün. Güzel söz sadakadır.

El-cennetü tahte zılâli's-süyûf. Cennet kılıçların gölgesi altındadır.

El-mecâlisü bi'l-emaneti. Meclislerdeki sözler emanettir.

El-cennetü dâr-ül eshıya. Cennet cömertler yurdudur.

Es-savmü nısfu’s sabr. Oruç sabrın yarısıdır.

Es-sabru nısfu’l iman. Sabır imanın yarısıdır.

Es-sabru ınde sadmeti’l ûlâ. Sabır, musibetin ilk anındakidir.

Es-sabrü miftahü’l-fereci. Sabır felahın anahtarıdır.

Efdalü ibadeti edvemühâ. İbadetin efdali devamlı olandır.

El-Kur'ânü hüve'd-devâ. Kur'an, sırf devâdır.

Men samete necâ. Dilini tutan kurtuldu.

Re'sü'l-hikmeti mehâfetullah. Hikmetin başı, Allah korkusudur.

El-ıdetü atıyyetün. Vaad edilen verilmelidir.

Ed-duâü silahu'l mü'min. Dua mü'minin silahıdır.

İsmah yüsmah leke. Müsamaha et ki sen de göresin.

Es-salâtü nûr'ul-mü'min. Namaz mü'minin nûrudur.

En-nedemü tevbetün. Pişmanlık tövbedir.

El-mescidü beyt-ü külli takıyyin. Mescid, takva sahiplerinin evidir.

Ed-dînü en-nasîhatü. Din nasihattir.

Ed-duâü hüve'l ibadetü. Dua ibadettir.

El-cümuatü haccü'l-mesakîn. Cuma fakirlerin haccıdır.

Hüsnü's-suâli nısfu'l-ilm. Güzel soru, ilmin yarısıdır.

Es-selâmü kable'l kelâm. Önce selam sonra kelam.

İzâ gadıbte fe'sküt. Öfkelendiğinde sus.

Kesretü'd-dahiki tümîtü'l kalb Çok gülmek kalbi öldürür.

Es-savmü cünnetün. Oruç kalkandır.

Es-subhatü temneu'r-rızk Sabah uykusu, rızka engeldir.

El-hamrü ümmü'l-habâis. İçki kötülüklerin anasıdır.

Zina'l-uyûni en-nazaru. Gözlerin zinası bakmaktır.

El kanâatü mâlün lâ yenfedü. Kanaat bitmez bir sermayedir.

El-hayâü mine'l îmani. Hayâ, imandandır.

El-mer'ü alâ dîni halîlihî. Kişi, arkadaşının dini üzeredir.

Tarih Saat

Namaz Vakitleri


Mesaj Kutusu

Ziyaretciler
Online İlahi Dinle

RABBİM ALLAH (c.c.).DİNİM İSLAM. PEYGAMBERİM HAZRETİ MUHAMMED(s.a.v.) KİTABIM KURAN-I KERİM DİR