Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan - * - Blogcu

ÇOK ALAMETLER BELİRDİ VAKİT TAMAMDIR HARAM HELAL OLDU HELAL HARAMDIR KENDİ KENDİMİZE YARIŞMAKTAYIZ GÜLÜM YA ÖLÜ YILDIZLARA GÖTÜRECEĞİZ HAYATI YADA DÜNYAMIZA İNECEK ÖLÜM

Muhammed (S.A.V)
Türkiyem
Menü
Kategorilerim
Son Yorumlar

Son Yazılarım
Bilgiler

IP

Peygamberler Tarihi
www.dostyurdu.com

Osmanlı Padişahları
Image Hosted by ImageShack.us
Se'âdet-i Ebediyye

Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye'yi dinlemek için tıklayınız.

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

26/8/2008

Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan

AYET-İ KERİME

 (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (oruç) tutar. (İhtiyarlığından veya tedâvisi mümkün olmayan bir hastalıktan dolayı) oruç tutmaya gücü yetmeyenlere, (her güne karşılık) bir yoksulu (sabah-akşam) doyuracak bir fidye vermesi (gerekli)dir. Kim de gönülden gelerek (daha fazla) bir ihsanda bulunursa, bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber (zor da olsa), (işin önemini) bilirseniz, oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.
Bakara – 184

 

HADİS-İ ŞERİF

 

"Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079))

 

 

 

RAMAZAN MÜJDESİ

 

Ramazan'ın ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yaşamaya başlarız. Kâinat şenlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup taşar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatın Rabbinden selâmlar ve mağfiret ümitleri getirir, Ramazan ayı...

Mukaddes kelâmın nazil oluşunun yıldönümünü mü'minlerle birlikte cinler, melekler; ağacı, çiçeği, böceği, kurdu, kuşu, denizi ve deryasıyla yaşlı dünyamız da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam manâsıyla bir bayram havası yaşanır.

 

Bu ayın Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere! Tevrat, Zebur ve İncil gibi diğer semavî kitapların da bu ayda indirilmiş olması, bu günlerin kıymet ve kudsiyetini artıran diğer bir husustur.

 

Mü'minlere İlâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel fırsat bilerek değerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve şuurla ibadet ve taate koşarlar.

 

 Bu gayretin neticesi elbette karşılıksız kalmayacaktır. Oruç tutup, Ramazan ayını bir kulluk şuuru içinde geçirenler tatlı bir ânı yaşadıkları, huzura erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.

 

Ubâde bin Samit anlatıyor:

Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:

 

"İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah'ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın rahmetinden nasibini alamayandır."(1)

 

Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazı, orucu, iyilikleri hizmetleri ve duâsıyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalışır. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu günahları için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda bulunur.

 

Cenâb-ı Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazını karşılıksız bırakmaz, günahlarını affeder, rahmetine garkeder.

 

Ramazan ayının kudsiyet ve bereketini bildiren şu hadis-i şerifi birlikte okuyalım. Peygamber Efendimiz geniş anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.

 

Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Şaban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:

 

"Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.

Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.

Bu ay yardımlaşma ayıdır.

Bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır.

Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur."

 

Ashâb-ı Kiramdan bazıları, "Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz" dediler.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir" buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:

 

"Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.

Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.

Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.

 

Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir.

Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah'a sığınmaktır.

Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.(2)

Kaynaklar:

(1) et-Tergib ve't-Terhîb, 2:99.

(2) A.g.e, 2:94.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


yorum! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Allah (c.c.)

Esmaul Hüsna
Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY INSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

INSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. Ilk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


INSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

INSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MINLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MINLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

INSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

INSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

INSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Kuran-ı Kerimde Dua

Kalpler ancak Allah'ı (c.c.) anarak mutmain olur.


Rabbimiz! Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Bize doğru yolu göster. (Fatiha: 5–6)
(…) Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. (Mü’minun; 109)
Ey Rabbimiz! (Amellerin) Hesap olunacağı gün, ana- babamı ve inananları bağışla (Ibrahim;41)
( Ey Rasulüm!) De ki: “Eğer duanız olmasa Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?” (Furkan Suresi;77)
Gül deste


Âfetü’l ilmi en-nisyânü. İlmin âfeti unutkanlıktır.

Et-tebessümü sadakatün. Tebessüm etmek sadakadır.

Et-tuhûru şatru’l îman Temizlik (Maddî temizlik ve tevbe, istiğfar, münâcât, muhasebe ve ibadetle gerçekleştirilecek manevi temizlik) imanın yarısıdır.

A’kilhâ ve tevekkel. (Deveyi) Bağla ve tevekkül et.

Sûmû tesıhhû. Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.

Es-salâtü imâdü’d-dîni Namaz dinin direğidir.

Talebü'l helâli cihâdün. Helal peşinde koşmak cihattır.

Ed-dêllü alel-hayri kefâilihi. Hayra vesile olan yapan gibidir

El-kelimetü't-tayyibetü sadakatün. Güzel söz sadakadır.

El-cennetü tahte zılâli's-süyûf. Cennet kılıçların gölgesi altındadır.

El-mecâlisü bi'l-emaneti. Meclislerdeki sözler emanettir.

El-cennetü dâr-ül eshıya. Cennet cömertler yurdudur.

Es-savmü nısfu’s sabr. Oruç sabrın yarısıdır.

Es-sabru nısfu’l iman. Sabır imanın yarısıdır.

Es-sabru ınde sadmeti’l ûlâ. Sabır, musibetin ilk anındakidir.

Es-sabrü miftahü’l-fereci. Sabır felahın anahtarıdır.

Efdalü ibadeti edvemühâ. İbadetin efdali devamlı olandır.

El-Kur'ânü hüve'd-devâ. Kur'an, sırf devâdır.

Men samete necâ. Dilini tutan kurtuldu.

Re'sü'l-hikmeti mehâfetullah. Hikmetin başı, Allah korkusudur.

El-ıdetü atıyyetün. Vaad edilen verilmelidir.

Ed-duâü silahu'l mü'min. Dua mü'minin silahıdır.

İsmah yüsmah leke. Müsamaha et ki sen de göresin.

Es-salâtü nûr'ul-mü'min. Namaz mü'minin nûrudur.

En-nedemü tevbetün. Pişmanlık tövbedir.

El-mescidü beyt-ü külli takıyyin. Mescid, takva sahiplerinin evidir.

Ed-dînü en-nasîhatü. Din nasihattir.

Ed-duâü hüve'l ibadetü. Dua ibadettir.

El-cümuatü haccü'l-mesakîn. Cuma fakirlerin haccıdır.

Hüsnü's-suâli nısfu'l-ilm. Güzel soru, ilmin yarısıdır.

Es-selâmü kable'l kelâm. Önce selam sonra kelam.

İzâ gadıbte fe'sküt. Öfkelendiğinde sus.

Kesretü'd-dahiki tümîtü'l kalb Çok gülmek kalbi öldürür.

Es-savmü cünnetün. Oruç kalkandır.

Es-subhatü temneu'r-rızk Sabah uykusu, rızka engeldir.

El-hamrü ümmü'l-habâis. İçki kötülüklerin anasıdır.

Zina'l-uyûni en-nazaru. Gözlerin zinası bakmaktır.

El kanâatü mâlün lâ yenfedü. Kanaat bitmez bir sermayedir.

El-hayâü mine'l îmani. Hayâ, imandandır.

El-mer'ü alâ dîni halîlihî. Kişi, arkadaşının dini üzeredir.

Mesaj Kutusu

Online İlahi Dinle

RABBİM ALLAH (c.c.).DİNİM İSLAM. PEYGAMBERİM HAZRETİ MUHAMMED(s.a.v.) KİTABIM KURAN-I KERİM DİR

EkleBunu RSS Ekle Butonu Image Hosted by ImageShack.us NurluYuz Bloglar Alemi
Dini100.Net

http://www.tavaf.com/toplist/ trlist100.com Link Sayfamız